KELEBEK VE MATEMATİK (HİKAYE)

Ağır ağır yürüyorum koridorda... Bir kaç evrak işini hallettikten sonra idarenin odasından çıkmış , binerce kez adım attığım o koridorlardan , mutfak olmayan ama mutfağa benzetilmiş bir odadan kireçli bir çay kazanından çayımı dolduruyorum. Kendi kendime Necip Fazıl'ın şiirini mırıldanıyorum.. "Çaycı getir ilaç kokulu çaydan ... Dakika düşelim senelik paydan ..."
Hemen yan taraftaki , normalde orada olmam gerekirken, eğitim ve öğretimin somut olan tarafını halletmem için belgelerle uğraşmaktan geç kaldığım sınıfımdan sesler yükselmekte... Tabi ki öğrenciler " Arkadaşlar , matematik öğretmenimiz gelmedi biraz daha çalışalım , eski konulara göz gezdirelim " demiyorlar. " Oğlum bak , sen kaleci olacaksın , yoksa seni takımdan atarım " tehditleri savuruyor birisi. Sınıfın en isteksiz öğrencisi ,
"bir kaç dakika erken çıksak , görünmeden gideriz " diyerek örgütlenme peşinde.
Saate bakıyorum , 20 dakika var zilin çalmasına. Dersin yarısı gitmiş. Yeni konuyu bir bütün halinde anlatmak istediğim için , bir önceki konudan sorular çözerim belki diye düşünüyorum. Okul bir köy okulu , olanakları kısıtlı , marketi bile bulunmayan bir mahallenin resmi tek binası. Hayallerin gerçekleşmemesine sebep olmak istemiyorum. Sınıfa giriyorum, fısıldaşmalar kesiliyor. Öğrencilerde kısmen sessizlik sağlanıyor.
Örgütleyici , hemen atılıyor kendini sınıf adına sözcü kabul ederek ;
"Hocam , geç kaldınız, ders işlemeyelim bu saat "
Aklıma zaman geliyor. Daha fazla soru çözmek, çıkmaz olsa bile matematiğin bir sokağını daha gösterebilmek , karşılaşılmayan bir soru tipi.. Geçmişim geliyor aklıma , tozlu bir yaprak koparıyorum, üzerinde pişmanlık okunuyor.
Yavaşça ayağa kalkıyorum. Tebeşiri alıp yeni temizlenmiş olan tahtaya kocaman yazıyorum...
" Butterfly Effect"
Kıkırdamalar geliyor , yazdığım şeyin türkçe olmadığını anlayacak kadar zeki olan bir öğrencim " İngilizce mi işleyeceğiz " diye soruyor. Tebessüm ediyorum ve soruyorum öğrencilerime ;
"Türkçesi nedir ve ne anlama gelir bilen var mı ? "
IQ su Güvercinlerden bir tık üstte olanlar effect kısmını hemen çözüyor. Fazla merakta bırakmadan söylüyorum .. "Bu kelebek etkisi demek , peki anlamını bilen var mı .. ?"
Sessizlik daha bir belirginleşiyor , tahtadaki matematiksel işlemlere bir saniye dahi bakamayan örgütleyici gözünü dikmiş uzun uzun tahtayı kesiyor. Anlatmaya devam ediyorum..
" Ben üniversite sınavına hazırlanırken , en nefret ettiğim konu Biyoloji idi ve en az soru yapabildiğim dersti. Sınavdan bir kaç ay önce evde masa başında oturmuş biyoloji çözmeye çalışıyorum. Kapı aralandı ve annem ; yemeğin yarım saat içinde hazır olacağını söyledi. O gittikten sonra bir dakika sonra pencereden arkadaşlarım seslendi ve evimizin yanındaki okulun bahçesinde oturup muhabbet ettiklerini söyleyip benim de gelmemi istedi ..
Yarım saat zamanım vardı . Ya yarım saat daha biyoloji testi çözüp yemek yiyecektim , ya da arkadaşlarımla yarım saat geyik yapıp yemek yiyecektim .. Sizce ben hangisini seçmişimdir?"
Öğrenciler kendi arasında gülüşmeye başlamıştı. Örgütleyici bile düşünme modunda beni izliyordu. kaleci öğrencilerin gözünde halk kahramanı olan öğretmenini bir dahi gibi düşünüp cevap verdi . " Tabi ki ders çalıştınız ". Bir kaç öğrenci başı ile tasdik etti .. Gülerek konuşmaya devam ettim ..
" Hayır arkadaşları seçtim ve o yarım saatimi arkadaşlarım ile sohbet ederek geçirdim. Ben üniversite sınavına girdiğimde en az neti biyoloji dersinden yaptım . Tıp Fakültesini çok istiyordum ve 18 tane tıp tercih ettim. o zamanlar en düşük Tıp fakültesi olan Van yüzüncü yıl üniversitesinin tıpını 0,1 puanla kaçırdım. Bir biyoloji sorusu daha yapsam 0,1 puandan çok daha fazla puan getiriyordu. Ve ben eğer o yarım saatte bir kaç soru daha çözsem , anlamasam bile , belki orada gördüğüme benzer bir soruyu sınavda görmüş olacak ve bir tane daha soru yapabilecektim. Ve çok istediğim Tıp Fakültesine gitmiş olacaktım. "
Benim bile anlatırken tazelenen yaşantımı dinleyen bazı öğrencilerim "Vaaay "gibilerinden sesler çıkarmaya başladılar.. Ben neredeyse o zamanları tekrar yaşayan ve gözleri dolmakta olan bir öğretmen olarak devam ettim ;
"Bir öğretmenin maaşı şu an ne kadar .. En fazla 3000 TL?. Bir doktorun maaşı ne kadar?..Mezun olsam ve uzmanlık okusan , 10 000 TL . Peki aradaki fark? 7 000 TL .. Bu bir aylık fark .. Bir yılda 84 000 yapar.. Ortalama ikisinde de 20 yıl çalışsan , 1 680 000 TL ..
Sonuç olarak gençler , benim yarım saatim eski para ile yaklaşık 1,5 trilyon kaybetmeme sebep oldu. "
Tahtanın başına gelip , tekrardan öğrencilere döndüm;
Bu kelebek etkisi , kaos teorisinde geçen bir ifadedir. Bir kelebeğin kanat çırpması , dünyanın diğer ucunda bir fırtınaya neden olabilir. Yani sizin anlayacağınız , bir soru bile ilerideki hayatınızda büyük bir fark yaratabilir. Siz siz olun , hiç bir anınızı ve hiç bir sorunuzu es geçmeyin .
Sessizlik her yeri kapladı.. Sınıfta çocukların gözlerindeki o kocaman ışığı o gün gördüm. Kimisinde bir an parlayıp söndü , kimisinin zaten gözünde olan o ışığı alevlendirdi.
Örgütleyici bile kendinde bir şeyler bulmuş olacak ki parmak kaldırdı. Kendi kendime dua ediyordum. "Azıcık da olsa etkilenmiş olsun , biraz ders dinlesin artık lütfen "
Örgütleyici sordu ;
" Hocam zile kaç dakika kaldı "
Pencereden az önce teneffüse çıkmış çocukları izliyordum. Örgütleyici , şartlı transfer kalecisini almıştı.Geçmişim hala diri olsa da anlattığım hikayeyi dinlemiş olmasına sevindim. Ayağına top geldiği zaman ;
" Kelebek ceza sahasına girdi , etkili bir şut ve goool ! Kelebek etkisi tirbünlere koşuyor" diye kendi kendine bağırıyordu.
Hemen bahçenin yanından bir kelebek havalandı.
Artık çok iyi biliyordum , bizim öğrenciler o kanatlardan oluşacak fırtınayı zerre umursamıyordu.
Google Plus İle Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder



Faydalı Semboller: 
÷ × ½ √ ∞ = ≠ ≤ ≥ ≅ ≈ ~ ⇒ ±  ∈  Δ θ ∴ ∑ ∫ • π -¹ ² ³ ° ( ) [ ] a b ∠   ∟ ´ ´´     || Δ |x-y{ } ∩ ∪ ⊆ ⊂ ⊄ ⊇ ⊃ ⊅ ⊖ |A| Ø  1