Sanat ve İzdüşümsel Geometri

Bir ressam iki boyutlu bir tuvale,üç boyutlu bir manzarayı resmederken, değişik uzaklıklardan ve konumlardan resmin öğelerinin nasıl değişeceğine karar vermelidir.İşte ,tam da bu noktada,izdüşümsel geometri Rönesans sanatını büyük ölçüde etkilemiştir.İzdüşümsel geometri, biçimlerin izdüşümlerinin özellikleri ve uzaysal ilişkileri ile uğraşan,matematiğin bir alanıdır; dolayısıyla perspektif sorunlarını da içerir.Rönesans ressamları ,üç boyutlu gibi görünen resimlerini yaratırken ,şimdi genel kabul gören izdüşümsel geometri kavramlarını kullanmışlardır.Bunlar, izdüşüm noktası, paralel yakınsak(yakınlaşan) doğrular ve yok oluş noktasıdır.İzdüşümsel geometri,gelişen ilk öklit dışı geometrilerden biridir.Sanatçılar gerçeği betimlemek istiyordu.Onlar,bir manzaraya pencerenin tek bir merkezi noktasından baktıklarında , gördüklerini çeşitli bakış açıları noktaları olarak pencereye yansıtabileceklerini düşünüyorlardı.Böylece pencere tuval yerine geçebilirdi.

Leonardo da Vinci'nin başyapıtlarından son akşam yemeği'ndeki birbirinin üstüne bindirilmiş doğrular, izdüşümsel geometriyi kullandığını gösterir.
Google Plus İle Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder



Faydalı Semboller: 
÷ × ½ √ ∞ = ≠ ≤ ≥ ≅ ≈ ~ ⇒ ±  ∈  Δ θ ∴ ∑ ∫ • π -¹ ² ³ ° ( ) [ ] a b ∠   ∟ ´ ´´     || Δ |x-y{ } ∩ ∪ ⊆ ⊂ ⊄ ⊇ ⊃ ⊅ ⊖ |A| Ø  1