MATEMATİK VE MONA LİSA

Teorik fizikçi, ressam Bülent Atalay Ankara doğumludur. Üniversite eğitimini ve lisans üstü çalışmalarını Georgetown Berkeley, Princston ve Oxford Üniversitelerinde tamamladı. Atom fiziği astrofizik ve nükleer fizik dallarında çalışmalar yapan dersler veren bir fizikçidir.

Matematik ve Mona Lisa eserinde bundan beş yüzyıl öncesinin İtalyan ressam Leonardo Da Vinci’nin sanatı ve biliminden söz etmektedir.Leonardo Da Vinci sadece ressam değil aynı zamanda bir bilim adamı, bir mühendis, bir mimar ve bir yazardır.Ona “Rönesans İnsanı” da diyebiliriz. Yaptığı çalışmalarda her alanda kendini kanıtlayan Leonardo uğraştığı her konuda mükemmele ulaşmıştır. Mühendis olarak Leonardo, sonraki yüzyılların teknolojisini öngörüp, bizzat yaptığı ve tasarladığı çok sayıda icat miras bırakmıştır. Leonardo geleceği icat eder. Bu nedenle o üstün nitelikli bir fütüristtir. Dehasının en olağanüstü yanıysa, çalışma yönteminin, deneye dayalı modern bilimlerin metodolojisini öngörmesidir. Bu yüzden bilim insanları arasında Leonardo’nun modern anlamda ilk bilim adamı olduğu söylenir. Leonardo’nun doğumundan beş yüzyıl sonra bile bilimle resim,mimarlık,heykeltıraşlık,müzik,matematik,fizik,biyoloji ve mühendisliğin birbiriyle uyumunu ararken ve iki entelektüel kültür arasındaki ayrımları olabildiğince azaltmaya çalışırken,yine Leonardo modelini kullanıyoruz.Sanatçının ve bilim adamının kendilerini ifade etme biçimlerini araştırıyoruz.Bunun için sanatın ve bilimin temeli olan perspektif,oran,örnekler,şekiller ve simetrilerin incelenmesinde modern bilimin ve matematiğin ilkelerini kullanıyoruz.
Matematik ve Mona Lisa’da ki bölümler, sayıların bulunduğu dönem olan uygarlığın doğuşundan bilimin doğduğu Eski Yunan’a temel bilimlerin gelişimini izliyor.
Antikçağ filozoflarının bilgilerini Rönesans bilgilerine aktarmakla kalmayıp, bilim ve matematiğin çok önemli katkılarınıda inceleyeceğiz. Örneğin Fibonacci dizisiyle Fibonacci’nin kendisinin bile bilmediği öngeremeyeceği dinamik simetri, altın bölüm ya da “Altın Oran” elde edildi. Matematikçi olan (Leonardo Di Pisano) olarakta bilinen Leonardo Fibonacci Di Pisa, Da Vinci’den üç yüzyıl önce yaşadı. 1202’de yayımlanan Liber Abaci isimli ufuk açıcı kitabında yaklaşık yedi yüzyıl süren uyuşukluk ve entelektüel durgunluktan yeni yeni uyanan Avrupa’ya sıfırıda içeren on tabanlı sistemi tanıttı. Fibonacci dizisindeki birbirini izleyen terimlerin birinci terime bölünmesiyle ortaya çıkan oranlarını inceleyince yaklaşık 1,62 civarında seyreden değerler ortaya çıkar: 1-2-1,5-1,666-1,60-1,625-1,615. İlk on iki terimden sonra oran 1,618056’da yuvarlanır. On yedi ve On sekizinci terimlerde oranın değeri 2584\1597 ≈ 1,618033813’tür. Ancak yuvarlandığında hala 1,618034’tür. Aslında bu sayı yaklaşık olarak Ø (Fi) ile gösterilen irrasyonel sayıyı verir ve “Altın Bölüm”, “Alın Oran”, “ Altın Kesit”, “Sectio Aura”, “İlahi Oran” gibi çeşitli isimlerle bilinir.
Bahsedilen Altın oranın insan vücudunda da bulunduğunu öğreniriz. Kraliçe Nefertiti’den Marlene Dietrich ve Marilyn Monroe’ye kadar efsanevi güzel kadınların yüzlerine uygulanan “Ø maskesi” örnek verilmiştir. Böylelikle Ø sayısı pek çok alanda ortaya çıkmıştır.
Leonardo aynı zamanda bir Anatomisttir. Her zaman sanat eserleri üreten bir bilim adamı olan Leonardo, bu çalışmalarında bilim yapan bir sanatçıydı. Öldükten hemen sonra otopsi yaptığı yüz yaşında olduğu söylenen bir adamın ölüm nedeninin “kan eksikliği, kalbi besleyen atar damarın ve oldukça kurumuş, küçülmüş, sönmüş gördüğüm alt bölümlerin iflası” olduğunu söylemişti.
Leonardo insan vücudunda sadece tek bir organa büyük bir hayranlık besliyordu. “Ruhun penceresi” olarak tanımladığı, görme organı göz, yapısı, diğer organlarla bağlantısı ışığın geçtiği sırada tam olarak nasıl çalıştığı, kısacası bütün yönleriyle anlaşılması gerektiğini düşünüyordu.
Matematik ve Mona Lisa’da sadece Leonardo’nun sanatı ve bilimi değil Rönesans döneminden on yedinci yüzyılın Bilim Devrimi’ne: Galilei’nin sarkaç hareketine ve serbest düşüş yasasıyla kalkülüs teoremini bulmasına da değinilmiştir. Yirminci yüzyılda görelilik teorisini formüle eden Einstein ve kuantum mekaniğini bulan olağanüstü genç fizikçiler, Leonardo’nun bilimsel metedolojisini kullanmışlardır.
Leonardo’nun yöntemi, “Leonardo Modeli”, kitapta anlatılanları birleştirici bir unsur olsa da, bu kitabın sadece üç bölümü tamamen Leonardo’ya ayrılmış durumda. Ancak Leonardo bugün yaşasaydı, büyük olasılıkla diğer bölümleri özellikle ilgi çekici bulacaktı.



Matematik ve Mona Lisa, bilime sanatın gözüyle, sanata da bilimin gözüyle bakarak, iki alanın sentezini yapmayı amaçlıyor. Leonardo’nun hayranlık uyandıran eserlerindeki sonsuzluk ve evrensellik, herhangi bir yoruma yer bırakmayacak kadar etkileyicidir. Fakat, Leonardo Modeli’nin bize sunduğu bütünsel bakış açısı sayesinde, onun yorulmak bilmeyen zekasını, olağanüstü ruhunu az da olsa anlayabilir, yarattığı sanat eserlerinin esin kaynaklarını görebilir, son olarak, sanatını başka bir boyuttan değerlendirebiliriz.

Not:Özenle yayına hazırlayan ve emek veren Büşra Altın'a teşekkürler.
Google Plus İle Paylaş
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder



Faydalı Semboller: 
÷ × ½ √ ∞ = ≠ ≤ ≥ ≅ ≈ ~ ⇒ ±  ∈  Δ θ ∴ ∑ ∫ • π -¹ ² ³ ° ( ) [ ] a b ∠   ∟ ´ ´´     || Δ |x-y{ } ∩ ∪ ⊆ ⊂ ⊄ ⊇ ⊃ ⊅ ⊖ |A| Ø  1